<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=27228632&amp;blogName=edebiy.at&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fkendime.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fkendime.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div><iframe src="http://beta.blogger.com/navbar.g?blogID=13215133" height="30px" width="100%" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" id="navbar-iframe" frameborder="0"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

Perşembe, Mayıs 21, 2009 | Yorum Yaz

Kuzeyde Ordular Toplanıyor!

Fantastik kurgu, biçim olarak destan türüyle yakınlığından dolayı kök örneklerden, simgelerden ve imgelerden yararlanır ve temelini buna dayandırır ve böyle derinleşir. İyi yapıldığındaysa okuduğumuz metnin sanayi devriminden çok sonra yazıldığına değil de, bizden çok önceki bir zamanda kaleme alındığına ve kim olduğunu tam bilemediğimiz bazı sakallı, yaşlı çevirmenlerle, arkeologlar ve tarihçilerce dilimize çevrildiğine inanırız. Fantastik kurgu metinlerin keyif aldığımız en önemli yanlarından biri de, kitabın bize anlattığı gerçekliğin içinde yaşadığımız bu kaybolma hissinin verdiği mutluluk ve şaşkınlıktır. Anlatılanların gerçek olmadığına olan inancımızı erteleyerek, bu efsunlu dünyalarda kaybolmayı seçeriz.

Ancak fantastik kurgu temel aldığı türün aksine, toplumun -ve okuyucunun- üzerine inşa edildiği bu simge ve imgeleri oluşturmaz, oluşturulmuş olana yanaşır ve sahiplenir. Bu durumda da, geçmişi iyi bilmek ve bunun üzerine kurulacak olan hayalî dünyayı ince işçilikle oluşturmak gerekir. Bu başarılamadığındaysa elimizde kalan stereotiplerden örülü, ne anlattığını gözümüz kapalı okuyabildiğimiz ve bizi şaşırtmayan kitaplar olur. Şaşırtmayan ve merak uyandırmayan bir masal çoğunlukla sıkıcıdır ve hiçbir zaman davetkâr değildir. Fantastik kurgu okurunun bir kitapta aradığıysa kendisine yabancı bir evrende önce kaybolmak, sonra da yazarın eşliğinde bu hayalî yerde görülmesi gerekenleri görerek, yapılması gerekenleri yapmaktır.

Bu açıdan bakıldığında fantastik kurgu yazarının işi çok zor görünüyor. Yapması gerekenler fazla, ve ne yazık ki yapacak fazla bir yeri yok. Bir önceki yazımda alıntıladığım Orson Scott Card’ın tanımını anımsayacak olursak da, fantastik kurgu yazarları çoğunlukla kolaycılığa kaçarak, Tolkien’i yeniden yazarlar. Bu kesin sonuç veren bir formül gibi görünse de yaratıcılığınızı körelttiği için gidilmesi gereken asıl yol olarak görülmemeli.

Etiketler: , ,

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse edebiy.at eposta bültenine abone olun.



0 Yorum:

Yorum yaz

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Anasayfa



edebiy.at
Creative Commons License
Bazı hakları saklıdır.

blogger'ın gazıyla