<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=27228632&amp;blogName=edebiy.at&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fkendime.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fkendime.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div><iframe src="http://beta.blogger.com/navbar.g?blogID=13215133" height="30px" width="100%" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" id="navbar-iframe" frameborder="0"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

Çarşamba, Mart 04, 2009 | Yorum Yaz

Siyah ve Beyaz: Cimmerialı Conan ve Melnibonéli Elric

Robert E. Howard tarafından Kelt mitolojisi temel alınarak yaratılan ve muhtemelen en ünlü kurgu barbarlardan biri olan Conan'ın ana vatanı Kimerya'dan başlayan yolculuğu, onlarca öykünün içinden geçerek hırsızlığı, korsanlığı ve paralı askerliği de içeren sayısız maceraya erişiyor. Devi andıran bedeni, yanık teni, güçlü kolları ve kurt keskinliğindeki mavi gözleri olan bu savaşçı, kuşandığı tek silahı olan uzun kılıcıyla; kaprisli tanrılarla, Stygia'nın bin yıllık gizemleri içindeki uykularından uyanan güçlerle, kuzeyin savaşçılarıyla, vahşi Pictlerle kıran kırana, göğüs göğüse çarpışıyor.

Bozkıra özgü ilkelere bağlı, büyüden çekinen ve büyü karşısında daima çeliğe güvenen Conan, şehirli yaşam tarzını iki yüzlü ve korkakça bulurken, doğanın, vahşi yaşamın vücut bulmuş hali adeta. Uğradığı bir handa ya da geçtiği bir caddede, sıradışılığıyla daima dikkatleri üzerine çekiyor. Kelleleri koparırken, elde edeceği mücevherleri düşünen bu acımasız barbar, maceraları boyunca daima kurtarılmayı bekleyen yarı çıplak kadınlarla karşılaşıyor ve onlarla kendi barbarca yöntemleriyle ilgilenmekten de geri kalmıyor. Hırsızlıktan Hyboria Çağı'nın en güçlü krallığı olan Aquilonia'nın tahtına değin uzanan kariyerinde Conan, bir anti-kahraman portresi çiziyor.

Okuyucuyla ilk kez, ünlü Weird Tales sayfalarında buluşan Barbar Conan, Howard'ın hayal ürünü olan Hyboria Çağı'nda yaşıyor. Bu çağ dünyamızın çok genç dönemlerindeki bir biçiminden pek de farklı değil aslında; Hazar Denizi, Vilayet Denizi adı altında karşımıza çıkıveriyor, ya da Stygia bize Mısır'ı hatırlatıyor. Zaten yazarın "Hyboria Çağı" adını verdiği, bu çağın günümüz dünyasıyla bağdaşıklıkları da açıklayan, ve bu çağın toplumsal ve politik yapısını anlatan bir makalesi de mevcut.

Öykülerde, fantastik kurgu okuyucuları ve RYO meraklıları için tanıdık gelebilecek bir çok unsura rastlamak mümkün. Kötü büyücüler, lanetli hazineler, terk edilmiş şehirler, cazibeli ancak şeytani kadınlar; hemen hepsi Conan'ın maceralarında sıklıkla rastlanabilecek fantastik kurgu öğeleri. Böyle bakıldığında, Conan'ın bugünkü fantastik kurgu üzerindeki etkisinin ne denli büyük olduğu görülebilir.

Sayısız çizgi romana, filme ve hatta bilgisayar oyununa da uyarlanan Conan'ın maceraları, günümüz fantastik kurgu okuyucusu için çok farklı gelmeyebilir ancak; içinde barındırdığı büyü; geçmişe özgü hoş tat ve dur-durak bilmeyen mücadelesiyle, sizi Hyboria Çağı'na götürmeye yetecek güce hala sahip. Conan'ın korsanlık günlerini ve güzel Belit'e aşkını anlatan macerası Queen of the Black Coast'u ya da bir barbarın krallığını nasıl kurtardığını anlatan The Hour of the Dragon'ı ( ya da Fatih Conan) başlangıç için hiç de fena değil.

Tam o sırada, paralel bir evrende, bembeyaz saçları, süt beyazı teni ve şeytani kızıllıktaki gözleriyle Melniboné hanedanına bir erkek çocuk katılır. Adı Elric'tir, Melnibonéli Elric.

Tam adı, VIII. Elric; Melniboné'nin 428. İmparatoru olan bu karakter, İngiliz yazar Michael Moorcock tarafından, Fin mitolojisinden beslenerek, yaratılmıştır. Elric ilk kez Science Fantasy adlı dergide görücüye çıkar.

Daha sonra bir roman serisine dönüşecek olan Elric'in durumu, Cimmerialı Conan'ınkiyle tam bir zıtlık içerisindedir. Yaşadığı dünyanın en güçlü devletlerinden ve en yüksek medeniyetlerinden biri olan Melniboné'nin hanedanına dahildir, zayıf, çelimsiz, hastalıklı bir albinodur. Conan'ın aksine, maceralarla dolu anti-kahramanlık kariyerinin sonunda değil, başlangıcında kraldır fakat bundan vaz geçer ve ülkesini terk eder. Sonraları ana vatanını bizzat kendi elleriyle tarih sahnesinden silecektir.

Elric'in kaderi ise; Conan'ınkine benzerdir. Dünyasının selameti dahil, bir çok önemli sorun ömrü boyunca Elric'in avuçlarının içine düşer ve o da iyi bir dövüşçü ve usta bir büyücü olarak bu sorunları ünlü kılıcı Fırtınayaratan ile diğer alemlerden çağırdığı efsanevi güçler ve yaratıkların yardımıyla bir bir çözer. Ancak bu büyülü kılıç Elric'in hem kurtarıcısı hem de lanetidir. Başına olmadık işler açacak ve Elric'i duygusal anlamda büyük çalkantılara sürükleyecektir.

Elric efsanesi de, çizgi romana aktarılmıştır ve sinema filmi hazırlıkları ise sürmektedir. Orijinal saganın ilk kitabı olan Melnibonéli Elric (Elric of Melniboné) kahramanın duygusal iniş çıkışlarla dolu hayatının izini sürerken başlayacağınız yerdir.

Etiketler: ,

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse edebiy.at eposta bültenine abone olun.



0 Yorum:

Yorum yaz

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Anasayfa



edebiy.at
Creative Commons License
Bazı hakları saklıdır.

blogger'ın gazıyla