Atari Salonu: D&D Tower of Doom
"Atari" salonlarına arkadaşlarımla doluşmuşluğum, harçlığımı jetonlara yatırmışlığım vardır. Metal Slug'tı, Cadillacs & Dinosaurs'tu, The Punisher'dı, bölüm sonu canavarıydı, oynarken yanına girip seni yenen oyuncuydu, hepsiyle acı ve o kadar da acı olmayan tecrübelerim oldu. O zamanlar, o oyunları oynamaktan çok keyif alırdık. Zamanımızı eğlenerek geçirmemize yardımcı olurdu, bugün Dungeons & Dragons: Tower of Doom oynadıktan sonra gördüm ki, hâlâ keyifli olabiliyor; hatta eskisinden daha bile eğlenceli diyebilirim. Bu yazıyı da sizi; bu oyunu oynamaya ikna etmek için yazıyorum.
Bir kere; oyun ücretsiz. Tek yapacağınız önce kendinize güzel bir emulatör bulmak. Daha sonra da NEO-GEO oyunlarını için gerekli dosyayı ve oyunun kendisini indirmek. Bu kadar kolay.
Gelelim oyuna. Her şey sıcak ve güvenli bir handa, arkadaşlarınızla içkilerinizi yudumlarken başlıyor. Bu aşamada; Elf, Savaşçı, Cüce ve Rahip dörtlüsü içinden size en uygun olanını seçiyor ve asıl eğlenceli kısma geçiyorsunuz. Tabii ki; her an için yeni bir kahraman yaratmaya hevesli ve her zaman herkesin seviye atlamasına yetecek kadar ork ve goblin barındıran D&D dünyasında, sizin gibi bir faniyi de kahramana dönüştürecek bir "sorun" bulmakta gecikmiyorsunuz. Birileri sizden yardım diliyor ve derhal kendi kendinizi bu sorunu çözmeye adıyorsunuz. Hangi yoldan çözeceğinizi ise siz belirliyorsunuz. Yani; ister "ormandan gideyim ki kötü adamlar beni görmesin" diyebilir, isterseniz de "şurada bir dinleneyim, cephanemi alayım en kısa yoldan üstlerine atlayayım" diyerek rest de çekebilirsiniz. (kelime oyunu da yaptım tam oldu.) Sonrasında, yolunuz koboltlarla dolu mağaralardan, alev nefesli köpeklerle dolu ormanlardan, kötü büyücülerin elindeki kalelerdan, ve binbir türlü marifeti olan trollerin elindeki bataklıklardan döne dolana uzayıp gidiyor.
Yeri geliyor, baskından kaçan köylülere yardım ediyorsunuz, yeri geliyor bir lordun hizmetine giriyorsunuz. İyilik uğruna gerekirse ejderha, kara elf ve bilimum sandık çeşidini parça pinçik etmekten çekinmiyorsunuz.
Bölümler boyunca öldürdüğünüz her türlü canavar, tabii ki geride ganimet bırakıyor ve sizin de bunları toplamanız gerekiyor, çünkü bölüm sonunda demirciye uğradığınızda, bir sonraki maceranız için ihtiyacınız olan silahları satın almanız gerekiyor. (Bu D&D dünyasında iyilik bile parayla yapılıyor.) Tabii siz bölüm bitirdikçe de karakteriniz bir üst seviyeye geçiyor ve daha şiddetli vuruyor, "canı artıyor" vs.
Her türlü kötülüğe son verip tüm dünyaya olmasa da, ilgilendiğiniz kısıma barış ve huzuru getirdikten ve oyunu bitirdikten sonra da, fonda müzik eşliğinde, silah arkadaşlarınızla birlikte ufka bakmayı da ihmal etmiyor ve karizmanıza +2 alıyorsunuz. İyi oyunlar efendim!
Gelelim oyuna. Her şey sıcak ve güvenli bir handa, arkadaşlarınızla içkilerinizi yudumlarken başlıyor. Bu aşamada; Elf, Savaşçı, Cüce ve Rahip dörtlüsü içinden size en uygun olanını seçiyor ve asıl eğlenceli kısma geçiyorsunuz. Tabii ki; her an için yeni bir kahraman yaratmaya hevesli ve her zaman herkesin seviye atlamasına yetecek kadar ork ve goblin barındıran D&D dünyasında, sizin gibi bir faniyi de kahramana dönüştürecek bir "sorun" bulmakta gecikmiyorsunuz. Birileri sizden yardım diliyor ve derhal kendi kendinizi bu sorunu çözmeye adıyorsunuz. Hangi yoldan çözeceğinizi ise siz belirliyorsunuz. Yani; ister "ormandan gideyim ki kötü adamlar beni görmesin" diyebilir, isterseniz de "şurada bir dinleneyim, cephanemi alayım en kısa yoldan üstlerine atlayayım" diyerek rest de çekebilirsiniz. (kelime oyunu da yaptım tam oldu.) Sonrasında, yolunuz koboltlarla dolu mağaralardan, alev nefesli köpeklerle dolu ormanlardan, kötü büyücülerin elindeki kalelerdan, ve binbir türlü marifeti olan trollerin elindeki bataklıklardan döne dolana uzayıp gidiyor.
Yeri geliyor, baskından kaçan köylülere yardım ediyorsunuz, yeri geliyor bir lordun hizmetine giriyorsunuz. İyilik uğruna gerekirse ejderha, kara elf ve bilimum sandık çeşidini parça pinçik etmekten çekinmiyorsunuz.
Bölümler boyunca öldürdüğünüz her türlü canavar, tabii ki geride ganimet bırakıyor ve sizin de bunları toplamanız gerekiyor, çünkü bölüm sonunda demirciye uğradığınızda, bir sonraki maceranız için ihtiyacınız olan silahları satın almanız gerekiyor. (Bu D&D dünyasında iyilik bile parayla yapılıyor.) Tabii siz bölüm bitirdikçe de karakteriniz bir üst seviyeye geçiyor ve daha şiddetli vuruyor, "canı artıyor" vs.
Etiketler: kendime notlar, oyun
Eğer bu yazı ilginizi çektiyse Kendime Notlar eposta bültenine abone olun.
del.icio.us'ta sakla
0 Yorum:
Yorum yaz
Kaydol: Yazı Yorumları [Atom]
<< Anasayfa