Nasıl bir Blogcuyum?
Nasıl bir blog yazarı olduğumdan ve nasıl yazdığımdan bahsedeyim öyleyse:
Çok çalışan ama az yazan bir blogcuyum.
Analizlerini yaptığım romanları/kısa öyküleri okumadan önce, yazarın hakkında araştırma yapıyorum. Biyografilerine göz atmaya özen gösteriyorum çünkü bu yazar milletinin yaşadıklarının etkilerini eserlerinde görmek mümkün oluyor. Okurken de bir yandan notlar alıyorum. Okumam bittikten sonra da, yeniden bir araştırma yapıp, eserin eleştirilerini okuyorum. Ardından da yazmaya koyuluyorum. Çevirilerde ise özgün halini okuduğum eserleden, Türkçe'ye çevrilmemiş olanlarını seçerken, başkalarının da işine yarayacak olanlarını bulmaya dikkat ediyorum.
Fazla yorum yapmayan, fazla yorum almayan, çok okuyan ama az okunan bir blogcuyum.
Ama bu benden kaynaklanmıyor, takip etmeyi sevdiğim türde pek fazla blog olmadığı için fazla yorum yapmam veya almam olanaksızlaşıyor. Anlayacağınız biri yorum yazdığında burada bayram havası esiyor. Aslında internet kullanan gençler arasında spekülatif kurguya meraklıların sayısı fazlaca olmasına karşın, ilgi azlığını bu grubun blog kültürüyle yakın olmamasına bağlıyorum.
Benim söyleyeceklerim bu kadar. Ben de ttku'yu, r2'yu, oky'yi, emre'yi ve Türker'i mimliyorum.
Etiketler: blogosfer, kendime notlar
Eğer bu yazı ilginizi çektiyse edebiy.at eposta bültenine abone olun.




6 Yorum:
spekülatif kurgu okuyanların çoğunun kendi dünyalarını yarattığını, bu dünyadan fazla kafasını çıkartmadığını düşünürüm. Dolayısıyla da takip edilmemek normal gelir. Bu arada hem mim, hem de uyarı için teşekkürler. :) İş değiştirdiğimden yoğunum şu sıralar, hoş, olmayınca da tembellik ediyorum ya neyse. En kısa zamanda diğer konuyu da görüşebiliriz umudundayım ama süre için bir söz veremiyorum.
Bilim kurgu okuyan insanların genelde bilgisayarla da haşır neşir olduğunu varsaydığımdan böyle birşeyin beklentisi içindeyim sanırım.
Diğer konuyu da görüşelim ama görüşmekle hallolsa. :)
Bir elin parmaklarını geçmese de okurlarım seviyorum yazmayı.Hayatı, olayları, yaşantıları yazmayı seviyorum.Kendim için yazıyorum en çok. Kendi yazdıklarımı kendim okuyorum fazlasıyla. Düzenli değil yazmalarım. Bazen derin bir sessizlik içinde, bazen coşan bir okyanus havasında zihnim.Sanırım bundan bu siteyi yakın hissedişim.
Ben de bu alemde benim gibi bir blogcu var mı diye düşünüyordum. Burada tek değilim diye şimdi biraz daha sevinçliyim
benim şöyle bir alışkanlığım var tabii bunun öncesinde merhaba.
şöyle ki; herhangi bir blogtan okumaya başlıyor ve blog sahibinin bağlantılarından tıklaya tıklaya blog geziyor ve okuyorum. bu siteyi bulmak içinde en az bir on blog gezmişimdir. bakıyorum nerden gelmişim diye. hoop; çarpımtablosu> günlerin tortusu> edebiy.at.
güzel koşturdum.
bunun dışında blogların kişiselliğine matlığına bir anlam veremiyorum. bu kadar sağlam blog yazarları birleşip neden kolektif bir zihniyetle tek bir sitede birleşmiyor. kendi adıma hiç blogum olmadı. kolektif kimlik suretiyle üç beş arkadaş ile bir iletişim aracı bir bilgi paylaşım alanı yarattık. sekiz ayda 60 kişi üye oldu sitemize ve bunlardan 30 küsürü yazıyor. zamanla düzeleceği umudundayım.
ama insanımız okumayı sevmiyor. sevmiyor. sevmiyor.
sevgi- saygı
ha, şimdi hitit güneşi'ne tıklayarak yoluma devam ediyorum...
Yorum yaz
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Anasayfa