<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=27228632&amp;blogName=edebiy.at&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fkendime.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fkendime.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div><iframe src="http://beta.blogger.com/navbar.g?blogID=13215133" height="30px" width="100%" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" id="navbar-iframe" frameborder="0"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

Çarşamba, Haziran 28, 2006 | Yorum Yaz

Ölmeden Mezara Koydular Beni

Metin Yazma finaline sadece iki gün kalmışken çalışmaya başladığımda, okumam gereken öykülerin ilki olan "The Cask of Amontillado" ile karşılaştım. Hızlıca aldığım bir kaç notu, toparlamadan buraya yazıyorum.

Kısa öykünün babası ve gotik edebiyatın tanrısı Edgar Allan Poe tarafından yazılmış olan bu eser içinde bir karnaval, bir katil, kaliteli şarap ve bir kurban barındıran karanlık bir hikaye. Elbette ki, gotik atmosferi pekiştirecek şekilde bir noktada, yer altındaki gizli mezarlara da uzanıyor. Kendi dediğine göre incinmiş, hakarete uğramış bir adamın bakış açısından, önceden planladığı bir cinayeti nasıl işlediğini gösteren hikaye tam da cinayet planının uygulamaya geçirildiği anda başlıyor.

  • Tüm hikaye boyunca olup biteni sadece katil Montressor'un bakış açısıyla okuyoruz. Cinayet işleyecek kadar gözü dönmüş bir anlatıcının doğruluğunun ve güvenilirliğinin de bulanıklaştığını bilen Poe, böyle yaparak okuyucu kendi yargısını vermesi için özgür kılarken aynı zamanda ona bir katilin kafasının içini de göstermek istemiş olabilir.
  • Metin boyunca kullandığı ironilerle de sonun çarpıcılığını güçlendiriyor:
  1. Fortunato'yu gördüğüne sevindiğini söyleyen Montressor aslında ondan nefret etmektedir.
  2. Montressor, kurbanı Fortunato'yla yer altı mezarlarına doğru ilerlerken, aralarında Masonluk üzerine bir konuşma geçer ve Montressor da bir anda ortaya çıkardığı malasını göstererek mason olduğunu söyler. Oysa ki ikisinin kast ettiği masonluk aynı şey değildir. (mason sözcük anlamıyla "duvar ören kimse" anlamına gelmektedir. Montressor da hikayenin sonunda Fortunato'yu duvar örerek kapattığı bir odanın içinde ölüme terk eder.)
  3. Fortunato nemden rahatsızlık duymaktadır. Yer altı mezarlarında ilerlerken, Montressor sürekli "rahatsızlanacaksan geri dönelim" diyerek ısrar eder. Oysa ki asıl amacı bunun tam tersidir.
  4. Fortunato "şanslı" demektir. Oysa ki yeraltı mezarlarına canlı canlı kapatılmak pek de şans göstergesi sayılmaz.
  • Yer altı mezarlarına ilerlerken Fortunato, şehirdeki karnavaldan dolayı rengarenk giyinmiş bir soytarı kılığındadır, Montressor ise siyahlar içinde, adeta yapacaklarının işaretini vermektedir. Fortunato'nun kıyafeti aynı zamanda içine düştüğü duruma da işaret etmektedir.
  • Montressor'un ailesinin arması ve mottosu öykünün sonuna işaret etmektedir.
  • Fortunato'nun şarap tutkusundan dolayı mahzenlere ve yer altı mezarlarına yaptığı yolculuk Yeraltı'na, dolayısıyla Cehennem'e yaptığı yolculuk olarak okunabilir -tabii ki geri dönmemek üzere.

Daha fazlası için poedecoder.com ve şu sahifeye göz atabilirsiniz elbette ki.

Etiketler: , ,

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse edebiy.at eposta bültenine abone olun.



1 Yorum:

Anonymous Sera dedi ki...

Poe'nun öyküsünü güzel yorumlamışsın. benim yüksek lisans tezim gotik yazıını ve Poe üzerine. Poe'nun Usher ve Black Cat öykülerinin çeviri eleştirileri de var. iki senemi aldı bu tez ama yakında bitecek diye umuyorum. Poe yazısını görünce hemen yorum yazmak geldi içimden :)

24.7.06  

Yorum yaz

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Anasayfa



edebiy.at
Creative Commons License
Bazı hakları saklıdır.

blogger'ın gazıyla