<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=27228632&amp;blogName=edebiy.at&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fkendime.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fkendime.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div><iframe src="http://beta.blogger.com/navbar.g?blogID=13215133" height="30px" width="100%" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" id="navbar-iframe" frameborder="0"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

Cumartesi, Haziran 10, 2006 | Yorum Yaz

Cehennemden Çıkan Çılgın Çocuk

İstanbul Üniversitesi Bilim Kurgu ve Fantezi Kulübü'nü kurduğumuz günden beri hep bir odamız olsun istemiştik. Bu öğretim yılının ortalarında -o zamanlar bize ütopya gibi görünen- bu dileğimiz gerçekleşti. Sonrasında da, her daim aklımızın köşesinde yer eden bir kitaplık oluşturma fikrini uygulamaya geçirdik. Bu kitaplığa yerleştirilen ilk eserlerden biri de Hellboy'du.

Çizgi romana her zaman ilgi duyan ancak bu konuya asla yeteri kadar eğilmeyen, özen göstermeyen biri olarak Hellboy'u, ilerleyen günlerde okumak üzere, bir güzel çantama attım.

Mike Mignola tarafından yaratılan Hellboy, aslen Dark Horse Comics tarafından 1993 yılında yayınlanmış. Ülkemizde ise 2003 yılında İthaki Yayınları tarafından Türkçe olarak okurlara sunulmuş.

Hellboy, aynı zamanda bu çizgi romanın baş karakteri olan bir şeytanın adı. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Naziler tarafından "Ragna Rok Projesi" dahilinde, Rasputin'i andıran Rus bir büyücünün yardımıyla dünyamıza çağırılan bu şeytan-çocuk iniş yerini yanlış seçince, Nazilerin ayin düzenlediği İskoçya'nın yakınlarındaki küçük bir adanın yerine İngiltere'ye, tam da Müttefiklerin eline düşer. O zamanlar küçük bir çocuk olan ve bu yüzden "hellboy" olarak anılan bu şey, Birleşik Devletler tarafından yetiştirilerek Paranormal Araştırma ve Savunma Bürosu'nun en önemli dedektifi haline gelir. Daha sonra da dostlarıyla birlikte vakadan vakaya koşar adım ilerler.

Koyu gölgelendirmelerin üzerine canlı renklerin sıklıkla kullanıldığı Hellboy, senaryosuyla çeşitli ulusal mitlere ve özellike Howard Phillips Lovecraft'ın Cthulhu Mitosuna ve Deliliğin Dağlarında adlı kitabına göndermelerle dolu. Kutupta yüzyıllardır uyuyan Ogdru-Jahad ve Sadu-Hem, doğrudan Lovecraft'tan ödünç alınmış gibi duruyor. Çizimler de Lovecraft'ın tasvirleriyle benzer özellikler taşıyor.

Bu yazıyı bir şekilde sonuca bağlamak gerekli mi bilmiyorum ama son niyetine çizgi romanın arka kapağında yazanları size aktarmak istiyorum.

...Bu, Andy Warhol'ün dünyasından ya da uyuşturucu kültürünün boş imajlarından çok uzakta bir "pop art." Hellboy'da bulunan yaratıcı yaklaşım, yeni yeni evrimleşen, bugüne seslenen ve bugüne uyarlanmış kendine has bir sanat biçimi.

-Robert Bloch

Etiketler:

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse edebiy.at eposta bültenine abone olun.



1 Yorum:

Anonymous Adsız dedi ki...

Wonderful and informative web site. I used information from that site its great. » » »

22.2.07  

Yorum yaz

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Anasayfa



edebiy.at
Creative Commons License
Bazı hakları saklıdır.

blogger'ın gazıyla